| Döviz Satışı |
|
|
|
|
Para yenilmez, içilmez, yemeğe tuz, ekmeğe hamur olmaz. Ama yiyecek, içecek ve diğer ihtiyaçlar onunla karşılanabilir. Bu, parayı ekonominin ana direği yapar. Bu sebeple para satışı, başka satışlara benzemez, daha fazla dikkat ister. Dinar ve dirhemler dolaşımdan kalkmış, yerine kağıt para geçmiştir. Ama dolaşımda olan dinar ve dirhemle kağıt para arasındaki tek ortak nokta para olma özelliğidir. Hadislerde, dinar ve dirhem satışına faiz açısından yaklaşılmıştır. Kağıt para üzerinde, altın ve gümüşten daha çok oyunlar oynanabilmekte ve insanların malı bu yolla, haksız olarak yenebilmektedir. Enflasyon bunların başında gelir. Bu da kağıt para konusuna, dinar ve dirhemlerden farklı olarak haksız kazanç açısından da yaklaşma zorunluluğunu ortaya koymuştur. Sarf ve haksız kazançla ilgili hükümleri kağıt parada uyguladığımız zaman şu durumlar ortaya çıkar. A- Aynı Cins Kağıt Paraların Alım Satımı Aynı cins paraları değiştirirken miktarların eşit ve bedellerin peşin olması gerekir. Mesela, elinizdeki beşyüz lirayı verip yerine ellilik almak isterseniz peşin olması şartıyla ancak on tane ellilik alabilirsiniz. Ödemede yapılacak bir gecikme veya bedellerden birinin fazla olması faiz veya haksız kazanç olur. Ödemenin peşin olması gerekir, çünkü verilen 500 liranın karşılığı hemen alınmazsa daha sonra ödenecek 500 liranın değeri farklı olacağından bu fark taraflardan birinin haksız kazancı olur. Kağıt paradaki değer değişmesi her an olabilir. Bazı paraların değeri değişmiyor gibi gözükse bile bunu dünya çapında düşününce değer değimesinin çoğunlukta olduğu görülür. Allah Teâlâ haksız kazanca izin vermez. O, şöyle buyurmuştur:“Müminler, mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin.“ (Nisa 4/29) Daha sonra 550 lira almak üzere 500 lira vermek satış değil, faizli işlem olur. Zira satışta bedeller az çok farklı olur. 500 lira verip bir ceket alınırsa iki bedelden biri 500 lira, diğeri cekettir. Bunlardaki farklılıktan dolayı bir kimse diğerindeki malı almak için kendi malını vermeye razı olur. Ama faizde verilen 500 liranın yerine gene bir 500 lira, bir de fazladan bir şey alınır. Faiz, o fazlalığın adıdır. Enflasyonu bununla karıştırmamak gerekir. O konu daha sonra gelecektir. B- Farklı Kağıt Paraları Alıp Satma Farklı cinsten kağıt paraların alım satımına döviz satışı veya kambiyo denir. Bunu yaparken miktarların eşit olması gerekmez ama bedellerin peşin ödenmesi gerekir. Mesela 1 Amerikan doları satınalmak için çok miktarda Türk Lirası verilebilir ama bedellerin peşin ödenmesi şarttır. Bunların her ikisi de para olduğundan bedellerden birinin ödenmesinde meydana gelecek gecikme faiz veya haksız kazanç olur. Eğer farklı paraların değişimi peşin olmazsa, alım satım yolu kullanılarak faiz yasağı aşılabilir. Çünkü TL ile ABD doları, Alman Markı ve diğer kağıt paralar, tıpkı dinar ve dirhem gibi birbirlerinin yerine geçebilecek, yakın cinslerdir. Türkiye'de TL borcu olan, onun yerine ABD doları veya Alman Markı; dolar veya mark borcu olan da TL verebilir. Suudi Arabistan'da riyal ile dolar arasında değişmez bir ilişki vardır. 375 Rişay raila 100 ABD dolarıdır. Benzeri durum konvertibl olan diğer paralar için düşünülebilir. O^^nların fiyatları arasında da ya değişmeyen oranlar olur, ya da değişimin nasıl bir seyir izleyeceği önceden tahmin edilebilir. 1 ABD dolarının 10 TL değerinde olduğunu düşünelim. Bunları veresiye değiştirmek uygun görülürse faizci elindeki 1000 TL yi bir yıl sonra ödenecek 110 ABD dolarına karşılık satar. Müşteri 1000 TL yi bir yıl kullanır ve zamanı gelince onun yerine 110 ABD doları öder. Böylece alım satım görüntüsü altında faizli ödünç işlemi yapılmış olur. Bu sebeple veresiye para satışı faiz olur. Eğer farklı paraların değişiminde peşinlik şartı olmazsa, o zaman da alım satım yolu kullanılarak haksız kazanç sağlanabilir. Mesela 1 ABD doları 10 TL değerinde iken bir kişi, daha sonra 1200 TL almak üzere 120 ABD doları satsa ve ödeme günü doların değeri 15 TL. ye çıksa, alacağı 1200 lira ile ancak 80 ABD doları alabileceğinden onun 40 doları, haksız olarak karşı tarafa geçmiş olur. Bu süre içinde doların değeri 7.5 liraya düşecek olsa, bu defa 1200 lira ile 160 dolar alınabileceğinden alacaklı taraf haksız kazanç elde etmiş olur. Bunu enflasyon farkı saymak mümkün olmaz. Çünkü iki farklı paranın değerini enflasyon dışında etkileyen şeyler de vardır. Bu sebeple vadeli döviz satışı caiz değildir. C- Vadeli İşlem (Forward) Forward, ileri bir tarihte ödenecek iki farklı paranın şimdiden satılması demektir. Mesela 1 ABD dolarının değeri 10 TL iken üç ay sonra teslim edilecek 100 ABD doları için teslim tarihinde 1200 lira ödenmesi şimdiden kararlaştırılır, o gün gelince doların değeri ister 9 TL, isterse 13 TL veya daha yüksek değerde olsun, anlaşma gereği, taraflardan biri 100 ABD doları, diğeri de 1200 lira vermek zorunda olur. Bu işlem caiz değildir. Çünkü bu meblağlar tarafların üstlendikleri borçtur. Allah'ın Elçisi borcu borca karşılık satmayı yasaklamıştır: [135]. D- Kağıt Para Satışı İle İlgili Değerlendirme Mezheplerin faiz ve sarf ile ilgili görüş ve prensiplerini kağıt para satışı üzerinde uygulayınca şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkar. Bu sebeple burada bir değerlendirme yapmak kaçınılmazdır. Hanefî mezhebi’ne göre ağırlık veya kile ile işlem görmediği için yalnızca aynı cins kağıt paraların veresiye değişimi yasak olur. Mesela 100 TL, daha sonra ödenecek 90, 100 veya 101 TL'ye karşılık satılamaz. Satılırsa faizli işlem olur. Ama Türk lirası ile Alman Markı veya Amerikan Doları ve diğer kağıt paralar arasında cins birliği olmadığı için bunların peşin veya veresiye her türlü alım satımı yapılabilir. Hanbelî mezhebinin tercih edilen görüşü de Hanefi mezhebi gibidir. Bu görüş kabul edilemez. "Farklı Cinsten Kağıt Paraların Alım Satımı" başlığı altında verdiğimiz bilgilere göz atılırsa bunun faize ve haksız kazanca kapı açtığı açıkca görülür. Orada geçen şu örneği tekrarlayalım: 1 ABD doları 10 TL değerinde olsa, faizci elindeki 1000 TL yi bir yıl sonra ödenecek 110 ABD dolarına karşılık satsa bu, alım satım görüntüsü altında faizli ödünç olur. Bu sebeple veresiye kağıt para satışı faiz olur. Şafiî mezhebine ve Malikî mezhebinin tercih edilen görüşüne göre kağıt paralar altın, gümüş veya bir gıda maddesi olmadığı için ister aynı cinsten, isterse farklı cinslerden olsunlar, bunların peşin veya veresiye her türlü alım satımı yapılabilir. Bu konuda Zahirî mezhebi de aynı görüştedir. Çünkü kağıt para, hadislerde geçen altı maddeden biri değildir. Bu görüşler de kabul edilemez. Çünkü daha sonra 550 lira almak üzere 500 lira satılabilirse bu yolla her türlü faizli işlem yapılabilir ve faiz yasağının bir anlamı kalmaz. Eskiden kağıt para olmadığı için büyük fakihlerin bu konuda kafa yormamış olmaları yadırganamaz. Felsler o zamanın bozuk parasıydı, sadece küçük ödemelerde kullanılırdı. Bozuk paranın miktarı az olacağından onunla faizli işlem yapmak isteyen çıkmaz. Bu sebeple felste böyle bir tehlike yoktu. Bugünki kağıt para, dinar ve dirhemlerin yerini almıştır. Bunu gözden uzak tutup faiz yasağını çiğneten görüş ve prensiplere uyulamaz. Böyle bir davranış bir müslümanı sorumluluktan kurtaramaz. Çünkü bunun Allah'a isyan olacağı açıktır. Allah'ın Elçisi şöyle demiştir:"Yaratıcıya İsyan olan yerde yaratılmışa boyun eğilmez[136]." Onun bir başka sözü de şöyledir:"Boyun eğme sadece marufta olur[137]." Maruf, Kur'an'a, sünnete ve örfe uygun şey demektir. Kaldı ki, adı geçen mezhepler zamanında böyle bir problem olmadığı için bu konuda onlar da suçlanamaz. Malikî mezhebinin meşhur olmayan görüşü, bir şeydeki para olma özelliğinin (mutlaku’s-semeniyyet) onun ribaya konu olabilmesi için yeterli görülmesidir[138]. Buna göre kağıt para alım satımı tamamen sarf kurallarına göre, yani dinar ve dirhemlerin alım satımı gibi olmalıdır. Bu, İmam Malik'in de görüşüdür. O şöyle demiştir: "Felsleri değiştirme, ne göz kararı ile, ne tartıyla ne de ölçekle olur. Bu şekilde, misli misline peşin de olmaz veresiye de. Sayıyla bir felsi bir felsle değiştirmenin sakıncası yoktur. İster peşin, ister veresiye olsun bir fels verip iki fels almak caiz değildir. Burda felslerin sayıyla işlem görmesi, dinar ve dirhemlerin tartıyla işlem görmesi gibidir[139]. Kağıt paranın bu kapsama gireceği açıktır. Tabiînden[140] Yezid b. Ebî Habîb (53-128 h. / 673-746 m.), Ubeydullah b. Ebî Cafer (öl. 99 h./ 718 m.), Yahyâ b. Saîd (öl.144 h. / 761 m.) ve Rabîa’nın (öl. 136 h./ 753 m.) altın ve gümüş dışında para olarak kullanılan maddeleri dinar ve dirhemler gibi kabul ettiği bildirilmiştir. Leys b. Sa’d (94-175 h./ 713-791 m.), Yahya b. Said ve Rabia’nın şu görüşünü nakleder: “Felsi felsle değiştirirken fazlalık veya gecikme mekruhtur. Çünkü artık o, dinar ve dirhemler gibi basılı para olmuştur.“ Bu görüşlerin bu konuda isabetli olduğu açıktır. suleymnaiyevakfi.org Tags: Köşe Yazıları Servet Bayındır Döviz Satışı |
| Sonraki > |
|---|












